"Sınıftan içeri girdiğimde tüm öğrencilerim gereken saygıyı gösterirler, ders anlatırken de can kulağıyla dilerlerdi. Öğretmenliğimin üçüncü yılındayım... İdeal bir öğretmen arzusuyla sınıftaki tüm öğrencilerimin derse katılımını sağlamak için herkesle ilgilenir, soru sorar cevap almaya çalışırdım...

Ortaokul üçüncü sınıftaki öğrencilerimden biri vardı ki, benimle göz göze geldiğinde utanır, yüzü kıpkırmızı olurdu. Ona soru sorduğumda kekelemeye başlar, eli ayağı birbirine dolaşırdı. Sebebini merak etmiyor değildim. Ama belki sorarsam, öğrencim için daha üzücü sonuçla karşılaşırım düşüncesiyle sormuyor, görmezlikten anlamazlıktan geliyordum...

Bir gün öğretmenler odasına giderken, bir başka öğrencim sınıfta gelişen garip bir olayı anlattı:

- Öğretmenim Mehmet var ya...

- Eee? Ne olmuş Mehmet’e...

- İşte o sizi seviyor...