- Anasayfa
- İlginç Hikayeler
Biz işçi çağırdık, insan geldi!
- Ekleyen Sıcak Hikayeler
- Eklenme: Thursday 24th 2011
- İlginç Hikayeler
- Oylanmadı
Türkiye’den Almanya’ya göçün 50. yılı...Yarım asırdır Alman ekonomik ve toplumsal yaşamına şekil veren
Türkiyeliler’le birlikteyiz...
Berlin’de...
Kutlamada ve ölümde birlikte olmak tipik özelliğimizdir... Onun dışında hepimiz kendi kapımızın önüne titiz, başkalarının hayatına öfkeli yaşayıp gideriz, bilirsiniz...
Almancılar...
Yeri geldiğinde burun kıvırdığımız, yeri geldiğinde Avrupa’yı sarsacak
aslanlarımız saydığımız
Canım Yanıyor
- Ekleyen Sıcak Hikayeler
- Eklenme: Sunday 28th 2011
- İlginç Hikayeler
- Oylanmadı
Canım yanıyor. Bilmiyorum bu daha farklı nasıl ifade edilir. 1969 doğumluyum. 1990 da 2 yıldır beraber yaşadığım sevgilimle evlendim. 1997 de bir kız çocuğu dünyaya getirdim. Bugün 30 Ekim 2005. 14 gün önce o sevgilinin eşyalarını ben topladım. Hiç elim titremedi, hiç ağlamadım. Çok garipti çok ama hep yanıyordu canım yanıyordu bunun farkındaydım tıpkı doğum yaparken olduğu gibi dişimi sıktım.
Bu geçicek bu biticek sadece benim dayanmam gerekiyor hiç bağırmamıştım. Şimdi oturup bir sigara yaktığımda bir melodi duyduğumda hatırladığımın o an farkına vardığım bir sürü şey geliyor aklıma.
Off neler yaşandı nerde hata yapıldı yada nasıl farkına varılmadı o hatanın. Bu yaşadığım ne? BU can yanması bu batma ne zaman geçicek? Ben ediyle büdü olmak istemiştim. Kocam hem arkadaşım,hem sevgilim,hem kardeşim,hem anam hem babamdı. Yedi sene boyunca bir sürü şeyi beraber yaptığımız adam baba olduktan sonra birden bire daha fazla çalışma dürtüsü duydu. Artık bir sürü geceyi kızımla evde yalnız geçiriyordum.
Kim Kimi Sever? Sen Kimi Seversin?
- Ekleyen Sıcak Hikayeler
- Eklenme: Tuesday 17th 2011
- İlginç Hikayeler
- Oylanmadı
Beyaz karayı, sinek yarayı, zengin parayı,Yemek tuzu, rakı buzu, maymun muzu,
Ördek kazı, güzel nazı, aşık sazı sever…
Kuş darıyı, çiçek arıyı, erkek karıyı,
Ana çocuğu, çoban gocuğu, yumurta sucuğu,
Ocak közü, kirpik gözü, ozan sözü sever…
Garip sılayı, yiğit halayı, tencere kalayı,
Davul zurnayı, avcı turnayı, deve hurmayı,
Gurbet Çiçekleri
- Ekleyen Sıcak Hikayeler
- Eklenme: Tuesday 17th 2011
- İlginç Hikayeler
- Oylanmadı
Ayşe ortaokul ikinci sınıfa kadar başarılı bir şekilde okudu.
Gelirlerinin az olması sebebiyle babası onu okula daha fazla
gönderemedi. İki yıl sonra, komşularının Fransa’da çalışan küçük oğlu
Recep efendinin, kızlarıyla evlenme isteğini de bir şans kapısı diyerek
geri çevirmediler. Sade bir düğün yapıldı.
Ve Sirkeci’den kalkan bir trenle 1980 yılının Aralık ayında Ayşe gurbet yollarına düştü.
Recep efendiyle karısı arasında on yaş fark vardı. Önceleri çok
güçlük çekmesine rağmen gurbetin acımasızlığı ile, kocasının
anlayışsızlığı Ayşe’ye epey tecrübeler kazandırdı. Aklı ve anlayışıyla
bütün zorluklara karşı dirençli olabileceğini her haliyle gösteriyordu.
Evliliklerinin beşinci yılında bir erkek çocukları dünyaya geldi. Ayşe
hamile kalıncaya kadar da kocasının suçlamalarıyla karşı karşıya
kaldı…”Hatta sen kısırsın … seni boşayacağım” tehditleriyle Ayşe’ye
söylemediği söz kalmadı.
Ama sonraları doktorlar, tedavi gören her ikisinden kusuru, Ayşe’de değil onda bulmuşlardı.
Patronundan gördüğü baskılarla beraber ağır işlerde çalıştırılması Recep
efendinin sinirlerini iyice gerginleştirmişti. Baskılar sadece iş
yerlerinde kalmıyor, evlere ve aile hayatına kadar yansıyordu… Kocasının
stresten uyuyamadığı gecelerde, Ayşe de uykusuz kalıyordu…
Yabancı olmak ve bu şekilde para kazanmak gurbette kolay değildi…
Dışarıdan hoş görünen bir çok şey gibi gurbet hayatı “alamancılar”
süslemesi içinde gerçeği yansıtmıyordu? Ayşe bunları düşünürken
yarınlara taşınacak acı hatıraları da kalbinden asla çıkaramıyordu.
Dört yaşındaki çocuklarının koltuğun üzerinde uyuduğu bir sırada, havanın soğuk olmasını da düşünen Recep efendi :
“Hanım… çocuk uyurken mağazaya gidip gelelim…” dedi…Ayşe bir an için
tereddüt ederek kendi kendine mırıldandı: “Hadi çocuğa bir şey
olursa?…Durup dururken gene kocamı kızdırmayayım…Gurbet hayatı zaten
sabrını tüketti..Her halde çabuk gider geliriz…
Bir El Atsanız
- Ekleyen Sıcak Hikayeler
- Eklenme: Sunday 15th 2011
- İlginç Hikayeler
- Oylanmadı
Sunum ne kadar hoş olsa da, çok lezzetli bir şey yerken; konser performansı ne kadar etkileyici olsa da, o müthiş şarkıyı dinlediğimizde… Veya; öperken, koklarken, hatta sevişmenin en güzel anında… Neden kapanır ki gözlerimiz? —— Sonradan ekonomik refaha kavuşan, torunlarına bile yetecek kadar parası olan zenginler… Nasıl bir düşünceyle ‘sonradan’ cimrileşiyorsunuz? Eskiden çok daha cömert değil miydiniz? —— Şerefe derken, karşındakinin ‘gözüne içine bakarak’ yudumlamak içkini… Sahi, neden bu kadar zor?
——
O an birlikte olduğunuz kişiyi ne kadar özlemiş veya ne kadar severseniz sevin… Konuşulan konu da ne kadar önemli olursa olsun.
Kimin cebi çalarsa, arayan günde beş defa konuştuğunuz biri bile olsa, açılır hemen o telefon.
Cep telefonundan arandığında cevap vermek, nasıl oluyor da ‘her şeyin’ önüne geçebiliyor?
Doğru Erkek Kimdir?
- Ekleyen Sıcak Hikayeler
- Eklenme: Sunday 15th 2011
- İlginç Hikayeler
- Oylanmadı
“Yanlış erkeği yazdın, hani doğru erkek Ayşee” dediniz, o zaman şimdi sıra doğru erkekte! Bakalım doğru(!) erkek kimmiş! Buyursunlar efendim:
* Maydanozun da sapı var demeyin. Doğru erkek, karısı, sevgilisi, takıntısı, çıkıntısı olmayan erkektir. Bunu belleyin!
* Size bakarken gözleri ışıl ışıl parlayan, başka kadınları görmeyen erkektir.
* Sizi 5 dak. görebilmek için bütün planlarından vazgeçen, diyelim, tuttuğu takımın maçını izlememeyi göze alabilen erkektir. (Çok şey mi istedik acaba!)
SARILAN ERKEKTİR
* Sabahları uyanır uyanmaz sesinizi duymak isteyen ya da, hadi modernleşelim, ’Günaydın canım’ SMS’i çeken erkektir.
* Sizi sadece akşam yemeğine değil, öğlen yemeğine ve sabah kahvaltısına da davet eden erkektir.
* İlk günlerde yanınızda elini kolunu nereye koyacağını şaşıran erkektir. (Fazla da şaşırmasınlar bu sefer de soğuruz haa!)
* Günlerce hiç sıkılmadan baş başa vakit geçirebildiğiniz erkektir.
* Mutlu olması için sizin yanında olması yeten erkektir.
Kral Kimdir?
- Ekleyen Sıcak Hikayeler
- Eklenme: Sunday 15th 2011
- İlginç Hikayeler
- Oylanmadı
Zamanın birinde Avrupa’da bir kral yanına bir muhasebeci tutmuş. Zamanla bu muhasebeciden memnun kalmış ve krallığın bütün mali işlerini bu muhasebecinin yürütmesini istemiş. Muhasebeci, kralı zengin etmiş, kral muhasebeciye son derece güveniyormuş. Bir süre sonra muhasebeci, krala çaktırmadan krallığın kasasından sağa sola faizle para vermeye başlamış. Geri gelen paranın anasını kasaya, faizini cebe atıyormuş. Bu faizcilikle muhasebeci de epey bir zengin olmuş.
Körler Ülkesindeki Kral
- Ekleyen Sıcak Hikayeler
- Eklenme: Sunday 15th 2011
- İlginç Hikayeler
- Oylanmadı
Dünya üzerinde yaptığımız işi aynı değerde yapabilecek ve bizim yerimizi alabilecek kaç kişi bulunuyor? Ya da yaptığımız işi ne kadar benzersiz bir biçimde yapabiliyoruz? Eğer yerimizi alabilecek ve işimizi bizim kadar iyi yapabilecek kişilerin fazla olduğunu düşünüyorsak, o işin sonunda aldığımız ödüller de onun kadar sınırlı olmaktadır. Yaptığımız işi eşsiz kılmak ve en iyisi için uğraşmak elbette çok önemlidir. Bunun yanında, eşsiz ve az seçilen bir yolda ısrar etmek de onun kadar gereklidir.
Yaşam merdivenin sağlam olması kadar, doğru bir duvara dayanmış olması da önemlidir. Merdivene tırmandıktan sonra onun yanlış bir duvara dayalı olduğunu anlamak çok acı gelebilir insana. Çoğumuz eşsiz ve sağlam merdivenler yapmak için çabalarız yaşamımız boyunca.
Bir şey ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir
- Ekleyen Sıcak Hikayeler
- Eklenme: Sunday 15th 2011
- İlginç Hikayeler
- Oylanmadı
Vaktiyle ergin bir meslek erbabı, yıllarca yanında yetiştirdiği çırağını imtihan etmek ister. Onun eline iri bir pırlanta verip: “Oğlum” der “Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.” Çırak, elinde pırlanta bir bakkal dükkanına girer ve “Şunu alır mısınız?” diye sorar. Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır; elinde evirir çevirir; sonra: “Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın” der. Çırak teşekkür edip çıkar. Bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği mücevhere ancak bir beş lira vermeye razı olur. Üçüncü olarak semerciye gider: “Buna ne verirsiniz?” diye sorar. Semerci şöyle bir bakar, “Bu…” der “benim semerlere iyi süs olur. Bundan kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm.”
Çırak en son olarak kuyumcuya gider. Kuyumcu mücevheri görünce yerinden fırlar. “Bu kadar büyük pırlantayı nereden buldun?” diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. “Buna kaç lira istiyorsun?” Çırak sorar: “Siz ne veriyorsunuz? ” “Ne istiyorsan veririm.”
Söz Söyleme Sanatı
- Ekleyen Sıcak Hikayeler
- Eklenme: Sunday 15th 2011
- İlginç Hikayeler
- Oylanmadı
Düşünmek ile konuşmak arasında çok fark vardır. Hatta yazmak arasında daha da çok fark vardır. Birçok insan bunlardan sadece birinde çok başarılıdır. Ama diğerine gelince biraz çekimser kalır bir türlü derdini anlatamaz. Bazı insanların analitik düşünce yapıları vardır. Anında olayı çözer. Bazı insanlar bu düşündüklerini kaleme almada inanılmaz beceri sahibidirler. Ama gel gör ki bir türlü derdini anlatamaz. Hepsini aynı beceri ile kullanan insanlar hayatta da çok başarılı olurlar. Düşünün ki olayı anında çözüyor ve bunu çok güzel ifade ediyor. Bir de çok güzel yazıya döküyorsa bence muhteşem olur.
Hepimizin başına zaman zaman gelmiştir. Aşırı sevgimizden kaynaklanan bir hırçınlık yaşarız. Karşımızdakine sevgimizi anlatmak yerine onu hırpalarız. Onu iteriz. Çünkü düşündüklerimizi bir türlü ifade edemeyiz. Ama ona mektup yazarsak harika derdimizi anlatabiliriz. Bazen eleştiri yapmak isteriz. Amacımız karşımızdakini çok sevdiğimiz için onun zarar görmesini istememizden kaynaklanır.
Ama öylesine bir eleştiri yaparız ki karşımızdakini ne kadar üzdüğümüzü farkına bile varmayız. Türkçe öylesine güzel bir dil ki gerçekten kullanmasını bilsek hiç kırmadan her şeyi söyleyebiliriz. Hatta bazen güzel bir şey söylediğimizi sanır karşımızdaki ama aslında ona hakaret etmişizdir. Aynı kapıya çıkan bir konuyu 2 yoldan da ifade edebiliriz. Biri çok kırıcı biri de sevecen olabilir. Kralın rüyasında olduğu gibi:
İlginç Hikayeler