Hikaye.NL - Hikayeler, itiraflar

Sıcak Hikayeler


('Sayfa 1 veya 12)   
« Geri
  
1
  2  3  4  5  İleri »

 Articles by this Author

Biz işçi çağırdık, insan geldi!

Türkiye’den Almanya’ya göçün 50. yılı...

Yarım asırdır Alman ekonomik ve toplumsal yaşamına şekil veren

Türkiyeliler’le birlikteyiz...

Berlin’de...

Kutlamada ve ölümde birlikte olmak tipik özelliğimizdir... Onun dışında hepimiz kendi kapımızın önüne titiz, başkalarının hayatına öfkeli yaşayıp gideriz, bilirsiniz...

Almancılar...

Yeri geldiğinde burun kıvırdığımız, yeri geldiğinde Avrupa’yı sarsacak

aslanlarımız saydığımız

E öyle ama....

- Çok fazla ciddiye almayın şu hayatı...Nasıl olsa içinden canlı çıkamayacaksınız
- "Dostumsan Yanımda, Düşmanımsan Karşımda Ol. Ortada Bir Yerdeysen; Benden Uzak Ol."

İstanbul'da Olmak Vardı İstanbul'da Olmak

 
Yayılmışız dünyanın dört bir yanına
Kimisi ta Kopenhag'da kimisi Paris
Bedenimiz orda burda dolanır amma
Çok hemde çok uzak yerde kalbimiz

Bir allı turna olsam karlı dağları aşsam
Varsam bizim ellere kendi göğümde uçsam
Şimdi İstanbul'da olmak vardı anasını satayım
Püfür püfür bir vapurun yan tarafında

Köprüde balık ekmek yemek
Dolmuşa hadi gidelim demek
Ver elini yeni kapı ver elini bebek tarabya
Şu anda oralarda olmak vardı ya

Öylesine....

Şimdi açsam pencereyi de beklesem.. Sen gelsen.. Olmaz ya hani geliversen.. Hiçbir şey sormam. Hiçbir şey söylemem.. Sussam, sussan,sussak...Susuşlarin anlattığını dinlesek..Sırt sırta otursak,katılasıya ağlasak, Sormasak birbirimize sebebini. Sonra dönsek yüz yüze.. Sarılsam,sarılsan,sarılsak.. Ve yine hiçbir şey konuşmasak ama anlasak.. Ne vardı sahi, Olmaz ya.. Hayal ya.. Hani diyorum olsa ne vardı

Kadınların inanılmaz aldatma hikayeleri

Eşlerini aldatan kadınlardan şok açıklamalar. "Biz de aldatırız. Hem de ne aldatmalar... Öğrenmek ister misiniz, okuyun o zaman..."
Dünyanın bütün tarihleri ve kültürleri buyuruyor, gösteriyor: Aldatma! On Emir'den Kinsley Raporu'na kadar herkesin burnunu soktuğu bir eylem alanı burası.

Aldatma'yı aşkın sınırları içinde karşı cinsle bir ilişkiden öteki ilişkiye geçişte yaşanan bir eylem sapması olarak özetleyebilir miyiz? Onu bir biçime sokmak, tek bir ifade, roman ya da aidiyetle açıklamak mümkün mü?

Bütün aşıklar ve aşkın bütün durumları, aldatma için tek bir hedef gösterirler: Başka biri. Bu hareket yerine göre bencillik ve çoğu zaman da suçu başkasına atmanın esaslı bir yolu, yöntemi değil midir? Aldatmaya kimi zaman cinsel politikalar ve kimi zaman da histeriler neden olabilir. Hayatın devam ettiğine dair bütün söylem ve söylentiler. Aldatmanın en önemli bahanesi bunlar değil midir? Bu araştırma; aşk acılarını biraz olsun hafifletebilmek, aşkı daha iyi anlayabilmek için yapıldı...

Semra'dan...

Aldatma konusu bana göre göreceli. Yaşadığımız ülkede herkesin birbirini acımasızca aldattığını, hayatlarını bir yalan üzerine kurduğunu, isteyerek ve bilerek de bu duruma katlandıklarını düşünüyorum. Aldatıldığınız ya da aldatmayı seçtiğiniz zaman en çok aldanan kendimiz olmaz mıyız? Ben bunu yıllardır sorgularım. O kadar ucuz kadın, o kadar kalitesiz erkek var ki ve hayat onlara göre o kadar kısa ki; bir an önce mutlulukları yaratmak, yatağa atmak, sonra boşalmak, ondan sonra da üzerine bir sigara yakmak mıdır aldatmak? Yoksa sadece ticari bir ilişkiden ibaret olan evliliklerde ya da birlikteliklerde başka bir tene dokunmadan, o insanın tüm kaynaklarını kendiniz için kullanmak mıdır?


Nişanlıma Anlatamadım


"Sınıftan içeri girdiğimde tüm öğrencilerim gereken saygıyı gösterirler, ders anlatırken de can kulağıyla dilerlerdi. Öğretmenliğimin üçüncü yılındayım... İdeal bir öğretmen arzusuyla sınıftaki tüm öğrencilerimin derse katılımını sağlamak için herkesle ilgilenir, soru sorar cevap almaya çalışırdım...

Ortaokul üçüncü sınıftaki öğrencilerimden biri vardı ki, benimle göz göze geldiğinde utanır, yüzü kıpkırmızı olurdu. Ona soru sorduğumda kekelemeye başlar, eli ayağı birbirine dolaşırdı. Sebebini merak etmiyor değildim. Ama belki sorarsam, öğrencim için daha üzücü sonuçla karşılaşırım düşüncesiyle sormuyor, görmezlikten anlamazlıktan geliyordum...

Bir gün öğretmenler odasına giderken, bir başka öğrencim sınıfta gelişen garip bir olayı anlattı:

- Öğretmenim Mehmet var ya...

- Eee? Ne olmuş Mehmet’e...

- İşte o sizi seviyor...


Aşkta Yarın Yoktur


Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir
ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...

Ağladığımda Mendilim Ol

Dün yine gökyüzünün masmavi görkemi ve hayalini çizdiğim bembeyaz bulutlarının altında seni bekledim. Uzaklarda gülümseyen gökkuşağının renkleri içinde aradım seni, yoktun. Yokluğun, bir canavarın dişlerinde yüreğimi kemirip duruyor. Yokluğun cehennemim, yokluğun zifiri karanlığım, zindanım oldu. Belki, bir köşeden çıkıp gelirsin diye bütün gün seni düşleyip, gözlerim ufukta, kucağım dolu sevgi, yüreğimde binbir umut yeşertip ve ölesiye bir özlemle bekledim seni, gelmedin... Seni ne kadar özlediğimi bilmiyorsun. Bir bilsen seni ne kadar çok özlediğimi; dağları, tepeleri aşar, denizleri, ovaları devirip gelirdin bana...

İçim özleminle nasıl dolup taşıyor, özleminle nasıl tutuşuyor bir bilsen. Yüreğimin bütün bentleri paramparça sensiz. Şimdi yüreğimin her kıyısından özlem sızıyor. Yüreğime de söz geçiremiyorum artık. Biz bu dünyada seninle çıkarsız, yalansız, hilesiz hesapsız sevdik birbirimizi.. Yüreğimizin bembeyaz tuvaline maviyi fonlayarak ve aşkın da kıpkızıl resmini de çizerek; insanları, kuşları, dağları, çiçekleri, suları da öyle hilesiz sevmiştik.


Kocamı Aldattım

Benim yazacaklarım malesef gerçek hayatta yaşanmış bir olaydır kimseyle paylaşamadığım için buraya yazma ihtiyacı hissettim çünkü burada ki insanlar çok sıcak kanlı insanlar yoksa patlıycaktım valla neyse ben şuan 22 yaşında 2 aylık bir bebeğin annesiyim bundan 3 yıl önce kocamla görücü usulu ile aileler arasında evlendik istemeyerekte olsa kabullenmiştim kocamı ve iyi kötü mutlu olmaya çalışıyordum sonra onu sevmeye başladım çünkü onun çok iyi bir insan olduğunu düşünüyordum ve ufacık yanlışı bile olmaz zannediyordum ta ki ben ona geçmişiyle ilgili sorular sorana dek, ve ne öğrendim oda diğerleri gibi zamanında çoğu bayanla birlikte olmuş neyse şimdi bana normal dediğim şeyler ozaman duyduğumda beynimden vurulmuşa döndüm ve kocamı çok suçladım ve paranoya oldum zaten biz nişanlıyken de beni istemeyerek bir kere aldattığını söyledi


Dostların Aşkı

Fırtınalı bir hayatın ortasında birleştik. Sen, kendine yakın bulduğun insanların sana yaptığı hatalardan şikayet ediyordun, bense uzun yıllar acısını çektiğim bir aşkın yaralarını sarmaya çalışıyordum.
İyi birer dosttuk, her şeyi paylaşır olmuştuk. Bu yakınlaşmamızın kısa bir sürede olmasına rağmen zamanım öyle tatlı, öyle güzle geçiyordu ki ben içimdeki kıpırdanmalardan habersizdim.
Sanki rüyadaydım, gözlerimi açtığımda dostluğun yerini aşk almıştı. Kendimi tutamamıştım işte. Duygularıma hakim olamamıştım. Sen benim aşkım, bense senin dostundum artık. Sana aşık olduğumdan habersizdin. İçimdeki volkan öyle taşmıştı ki patlamak için sabırsızlanıyordu.


Popüler Yazarlar

No popular authors found.
No popular articles found.